| | Üretsiz Blog oluştur

bilimadami

Aurelio bu kafayla başka takımlarda da tutunamaz

Trabzonspor Asbaşkanı Erol Tuna sert konuştu:

"Ahlaksız tavırlar sergileyenAurelio, bu kafayla başka takımlarda da tutunamaz."

Trabzonspor'da Aurelio konusunda ağır sözler sarfeden başkan Özkan Sümer'den sonra Asbaşkan Erol Tuna da sert konuştu. Brezilyalı futbolcu için Sümer'in "Artık bize faydalı olmasının imkanı yok. Ahlaksız tavırlar sergiliyor. Menajeri Mirenda çok sakıncalı biri. Futbolcunun aklını çeliyor" açıklaması üzerine konuşan Tuna, "Aurelio Türkçe bilmediği için Mirenda onu yanlış yönlendiriyor. Trabzon'dan ayrılırsa bu kafayla Türkiye'deki başka takımlarda da tutunamaz" dedi.

Petkoviç'le bi daha...

Petkoviç'in menajeri ile bir görüşme yaptıklarını belirten Tuna, "Petkoviç'in sözleşmesi gelecek sezon bitecek ancak biz sözleşmeyi uzatmak istiyoruz. O da burada kalmak istiyor. Birkaç gün içinde büyük olasılıkla sözleşmesini uzatacağız" diye konuştu.

Aybaba "48" dedi

Bu arada Trabzonspor'un başarılı teknik direktörü Samet Aybaba dün 48 yaşına bastı. Tecrübeli teknik adam doğum gününü dün Bordo Mavi Bar'da futbolcular ile birlikte kutladı. Aybaba hazırlanan pastayı futbolcuların alkışları arasında kesti.

Yılın Takımı anketi

'Yılın Takımı' anketine yaklaşık 1 milyon kişi katıldı. Rüştü yüzde 33.83 oy alarak birinci olurken, Güneş, Real'in hocası Del Bosque'yi geride bıraktı

Kahn'a fark attı

Dünya Kupası finallerinde üçüncü olarak tarih yazan Milli Takımımız'ın bu başarısı, UEFA'nın resmi internet sitesinde yapılan ankette sonucunu verdi. 'Yılın Takımı' anketinde Rüştü en iyi kaleci, Şenol Güneş de en iyi teknik direktör seçildi. Yaklaşık 1 milyon futbolseverin oy kullandığı ankette kaleci Rüştü 90 bin 562 oyun, 30 bin 634'ünü (yüzde 33.83) aldı. Onu izleyen Alman file bekçisi Oliver Kahn ise 25 bin 856 oyda (yüzde 28.55) kaldı. Kaleciler oylamasında Real Madridli Casillas üçüncü oldu.

Şenol Güneş kılpayı

En iyi teknik direktör oylamasında ise Şenol Güneş ile Real Madrid Teknik Direktörü Del Bosque arasında kıyasıya bir rekabet yaşandı. Bu kategoride toplam 60 bin 653 kişi oy kullandı. Milli Takımımız'ın hocası Şenol Güneş, 17 bin 285 oy alarak zirveye yerleşirken, Real Madrid'i geçen yıl Şampiyonlar Ligi şampiyonu yapan Del Bosque sadece 319 oy farkla ikinci oldu. Üçüncülüğü ise Valencia Teknik Direktörü Rafa Benitez aldı.

Diğerleri üçüncü oldu

Ankette Milli Takımımız'dan başka oyuncular da zirveyi zorladı. En iyi orta saha oyuncuları sıralamasında Yıldıray, yüzde 18.22 oy alarak, Ballack ve Vieira'nın ardından üçüncü oldu. En iyi orta saha sol kanat oyuncuları arasında ise şu anda takımında sorunlar yaşayan G.Saraylı Hasan Şaş, yüzde 21.58 ile üçüncülükte kaldı. En iyi sağ kanat oyuncularının kapıştığı kategoride de Duff ve Ljungberg'in ardından Ümit Davala üçüncü sırayı aldı.

Halamın bıyıkları olsa amcam olurdu

Halamın bıyıkları olsa amcam olurdu

Fatİh atılmasaydı, çimenler kaymasaydı, Jonhson şaşırmasaydı, hakem kayırmasaydı, İbrahim artislik yapmasaydı, biz bu maçı söke söke alırdık.

Bi de dikkatimi çeken şey, ben stada 4 dakika geç geldim. Geldiğimde hâlâ bardak bardak, şişe şişe su atılıyordu sahaya. "Atmayın" dememe kalmadı, bir de baktık ki bütün saha pirinç tarlasına dönmüş. Bundan sonra su koyvermek yok arkadaşlar.

Cim Bom olsa yenerdik

Aslında Galatasaray olsa yenerdik. Beşiktaş'a şansımız mı tutmuyor ne?

Bi de maç öncesi futbolcuya prim dopingine federasyon el koysun lütfen. 20 bin doları duysam, ben bile ceylan gibi koşarım sahada. Gerçi yenilgiye rağmen bizim çocuklar da 10'ar bin dolar alacaklarmış. Yönetimi gözlerinden öpüyorum.

Şapka meselesine gelince

Aslında ben çoktandır Kazım Kanat'ın şapkasına özeniyordum. Yıllardır hep aynı şekil kep takmaktan acuk sıkılmıştım. Dün spor servisine çıktım, Kazım'a sarıldım. Yanaklarını öptüm. Şapkayı alıp taktım. Lakin baktım ki Kazım aga sevineceğine üzgün. "Ne oldu kardeş? Ne bu surat?" dedim.

"Yav senin kafana uygun tek şapka bu. Ama bu şapka da bana Ergin Konuksever'in hatırası. Ta Avustralya'dan getirmişti. Ederi ise 300 dolar" dedi.

Ben şerefli yenilgimizin timsali şapkayla oradan ayrılırken, O hâlâ arkamdan bağırıyor, "O şapka 300 dolar!" diyordu. N'apalım kardeşim? Bizim kaybımızın pahası merkez bankasında yok.

Yine maça dönersem

Daldan dala uçup yine maça dönersem;

Aslında 10 kişi kalmamıza rağmen nasıl mücadele edeceğimize ilişkin iyi bir kanıt olması bakımından da fena olmadı bu maç.

Şimdi işin yoksa bekle ki Galatasaray maçının günü gelsin. Yine bir 5-6 tane atalım da seyirci takımı affetsin. Sonra da aylar sonra git, Beşiktaşİnönü'de yen. (Önceden de öyle olmuştu ya.)

Teselli noktalarımız

Bütün bunlara rağmen yine de teselli noktalarımız mebzul.

Yenilginin ne önemi var, güzel stadımız var.

Mağlup olmuşuz ne çıkar, parlak yatırımlarımız var.

Şapka değişsem ne çıkar, kalbimde kanaryam var.

Aman havar havar komşular havar,

İçimde sönen ümit, bak yüzümde hüzün var...

KIYMIK

KURU SIKI

Havalar iyileşsin, saha kurusun bak Kartal'ı nasıl yeneriz!..

Maçtan detaylar

* Hakem sırtında patlayan su şişesini hissedemedi.

* Allah Allaah, oysa pozisyona yakındı!..

* Onca genç adam yedek kulübesinde otururkene,

* "Niye yaşlı başlı Abdullah?" diye soranlar oluyor.

* Niye olacak kardeşim?

* Bak onun yaşına hürmeten

* Hakem yaptığı penaltıyı vermedi fena mı oldu?

* Ayrıca bu yaşlı kurt yerinin PAF takımı olmadığını,

* Bir kez daha kanıtladı dosta düşmana.

Yaşa Rüştücüm

* Haa bi de Rüştü yatarak uçarak

* Pancu'nun şutunu kurtarmasaydı

* "Pancu Pan Klubü" kurulurdu sanırsamsa.

* Bu arada Atilla Gökçe abim

* Saraçoğlu Stadının sulak arazisini kast ederekten,

* Ve yazısında "Havuz Problemleri" diyerekten,

* Çok espirili bir cümle kurmuş.

* Kendisini ayrıyeten tebrik ediyor;

* Bilal Meşe kardeşimin Oğuz Çetin'e yüklenmesini

* Asla kat'a kabul etmediğimi beyan ediyorum.

* Saygılarım ve geleceğe yönelik kaygılarımla...

Tuncay sana ne oldu?

AçIkcasI en çok Tuncay'a güveniyordum. Yırtıcı, inançlı, atak, cesur, süratli, golcü. Lakin ne olduysa oldu, çocuk kırağı yemiş nar çiçeğine döndü. Cim Bom'u golleyen, Trabzon'a üç çeken bu genç yetenek dün suskun kaldı ne yazık ki. Oysa gördüğüm kadarıyla ona sert giren, faul yapan bir rakip oyuncu bile yoktu. Bu nedenle sahada 45 dakika kalabildi.

Johnson tekledi

Ben çok anlamam ama, galiba sahanın en kötüsü Johnson'du. Birkaç hareket dışında bir varlık gösteremediği gibi, kaptırdığı topla golü yedik. Ayrıca o dururken niye Ceyhun dışarı alındı onu da pek anlayamadık. Bu arada Oğuz'la içeride 5 puan kaybımız birikti. Biz buna epey yandık...

OKUYUCU NOTU

Fredy

SavaŞ Efendi... Beşiktaş'la Beşiktaş'lılarla düelloya kalkışırsanız, fredi çimlerin arasından çıkarak o stadı size mezar eder. Bence artık mısır tarlasından bir korkuluğun hasır şapkası size çok yakışacaktır. Belki fredi korkar ve kaçar. Eeeeeee ne demişler? Şapka düştü kel göründü... Can Öztok 

NİKAH ŞAHİDİ

İlhan Mansız'ın şahidi Sezen Aksu olacak

İlhan Sezen Aksu'nun nikahında şahitlik yapma koşulunu yerine getirdi. Fener'e gol atmadı. Yani nikah şahitliğini Sezen yapacak Mansız'ın. Bir bakıma genç kartalın şahidi minik serçe olacak. Lakin ben maç boyunca tek gözümü İlhan Mansız'a ayarladım. Hep onu seyrettim. Bakayım ne zaman arıza çıkaracak, oyunu bırakıp hakemle uğraşacak diye çok bekledim. Lakin İlhan'ın içindeki fırtına dinmiş, kırmızı kart kontenjanı yele verilmiş. Yel dediğim Akyel. Yanim ya Fatih Akyel. Aah aşk, sen nelere kadirsin. Geldi bir ecnebi yenge, verdi İlhan'a denge...

Yılmaz Erdoğan 'SoruCevap'ta

 Yılmaz Erdoğan 'SoruCevap'ta

Yavuz Baydar'ın Salı'dan Cuma'ya kadar her akşam Türkiye'nin ve dünyanın nabzını tuttuğu "SoruCevap" programının bu akşamki canlı yayın konuğu oyuncu Yılmaz Erdoğan olacak. Erdoğan, "Çağdaş Türk tiyatrosunun nasıl şekillendiği, Bana Bir Şeyhler Oluyor oyununda anlatılanlar ve yeni projeleri" gibi konular üzerine Baydar'ın ve izleyicilerin sorularını yanıtlayacak. İzleyiciler program sırasında telefon, faks, e-mail yoluyla Erdoğan'a soru yöneltebilecekler.

Televizyonda Günün Filmleri

Atilla Dorsay'dan

DEHŞET GEMİSİ

(Virus) Ruslar'a ait büyük bir uzay araştırma gemisi, Mir Uzay İstasyonu'yla bağlantısı sırasında esrarengiz bir kazaya kurban gider. Gemiyi terk edilmiş halde bulan kaptan Everton, onu Ruslar'a teslim edip, para almayı ummaktadır. Ama mürettebatıyla birlikte gemiye çıktığında, neyle karşılaşacağından habersizdir... Birkaç yıl önce sinemalarda oynayan ilgi çekici bir deniz üstü serüveni. Şaşılacak biçimde bugünlerde izlediğimiz "Hayalet Gemi"yi andırıyor. Ancak onun kadar etkileyici değil. Yönetmen John Bruno'nun filminde, "Hallowen" serisiyle bu tür filmleri demir atmış gözüken Jamie Lee Curtis başrolde. TRT 1 20.45

AVCI

Görkemli savaş destanı

(The Deer Hunter)- Pennsylvania'nın madenlerinde çalışan dört arkadaşın en büyük eğlencesi, çevrede geyik avlamaktır. Ama birden Vietnam'a yollanır ve kendilerini tahayyül bile etmedikleri bir cehennemin içinde bulurlar... 1970'li yılların en güzel birkaç filminden ve sinema tarihinin en iç burucu savaş ve aşk öykülerinden biri. Film, Vietnam'ı gerçekçi biçimde analiz etmeye, Amerika'nın orada ne aradığını sorgulamaya yanaşmıyor. Bu yüzden, birçok yerde (ülkemiz dahil) siyasal açıdan eleştirilmişti. Çağın son çılgın yönetmeni Michael Cimino'nun üç saatlik dev filmde, Time Out'nu dediği gibi "ahlaki zorunluluklar tarihsel analizin yerini alıyor, sosyal ritüeller dinsel kurban törenlerine dönüşüyor ve odak noktasında iki erkeğin nerdeyse aşka varan dostluğu, sado-mazoşist yapısı içinde Nietzsche'yi andıran bir kıvama erişiyor". Robert de Niro, Christopher Walken, John Savage, Meryl Streep, John Cazale gibi oyuncularını ünlerinin zirvesine çıkaran bu filmi belki oturup sakin sakin yeniden izlemenin sırası. Digiturk ShowTime 20.00

En baba taşfırın erkeği

'Çocuklar Duymasın'da bu akşam Haluk'un Taşfırın babası İstanbul'a geliyor. Gönül ise Light Selami'den şüpheleniyor

Ekranın zirvesinden hiç inmeyen, geçen Salı akşamına da bir rekorla damgasını vuran ve AB grubunda son iki yılın en yüksek izlenme oranını yakalayan "Çocuklar Duymasın" yepyeni bir bölümle daha geliyor karşınıza...

BİR TAŞFIRIN DAHA

Haluk'un Datça'da yaşayan anne ve babası, baba Mustafa Bey'in katarakt ameliyatı için İstanbul'a gelir. Oğlu Haluk'a karşı son derece sert olan ve sevgisini hiç göstermeyen bir adam olan Mustafa Bey özellikle torunlarına karşı bambaşka bir adamdır. Haluk'a göstermediği sevginin kat kat fazlasını torunlarına gösterir. Bu sevgiyi kullanan Havuç ve Duygu da evde disiplini bir kenara bırakır ve dede ve babaannelerinin yanında şımardıkça şımarırlar.

Hamilelik bunalımı bir türlü sona ermeyen Gönül ise bu defa da Selami'nin hamilelik boyunca başka kadınlara ilgi duyacağını düşünerek psikoloğa başvurur. Selami ise çocuk doğmadan önce bakıcı bulmak için çabalar harcamakta ve bu amaçla birbirinden güzel kızlarla görüşmektedir. Bunlardan bir tanesi Moldovyalı Tatyana olunca işler karışır.

AŞK MEKTUBU KRİZİ

Temizlikçi Emine ise Çaycı Hüseyin'in cebinde bulduğu İngilizce mektup ile sarsılır. Bu mektup aslında Mary'nin sevgilisine yazdığı bir mektuptur. Duygu tercüme eder, Emine, Mary'nin kocası Hüseyin'e aşık olduğunu zanneder ve olaylar tam bir kördüğüme dönüşür. Patron İsmail ise her zamanki gibi büyük faaliyetler içindedir.

Sabah Sabah Rezalet

Derbinin ekrandaki yüzü

İKİ gün boyunca ülkenin birinci gündem maddesi ne savaş, ne ekonomi, ne de politikaydı... Herkes Beşiktaş-Fenerbahçe derbisini konuştu. Eh, bize de konunun "televizyon yayıncılığı" bölümünü masaya yatırmak düşüyor.

İşte Lig TV yayını ve daha sonra da Show TV'deki "Maraton" programında gözümüze takılanlara:

-Vedat Okyar, Beşiktaş'ın Rumen futbolcusu Pancu'yu sürekli olarak "Pançu" diye telaffuz ediyor. Aynı yanlışa zaman zaman Ömer Üründül de düşüyor. Oysa bu futbolcunun adı, tıpkı vatandaşı Lucescu'nunki gibi "Panku" olarak söylenmeli.

-Ömer Güvenç maçtan önce karşılaşmayı anlatacak olan spiker Melih Şendil'e soruyor. "Derbiyi anlatmadan önce özel bir hazırlık yapar mısın? Mesela yumurta içer misin?" Melih yanıtlıyor: "Hayır. Yumurtadan her zaman uzak dururum. Ters bir olay yaratabilir..." Sanırız Melih midesinin bozulmasından endişe ettiğini söylemek istiyor.

-Muhabir Deniz Türker, stat müdürüne hasılatı sorarken, "Bize 40 bin kişiden daha fazla insan varmış gibi geldi" diyor. Stat müdürünün açıklaması son derece bilimsel! "Hava soğuk. Kalın kabanlar, paltolar giydikleri için daha kalabalıkmış gibi görünüyorlar." Deniz ise bu ilmi açıklamayı daha ileri götürmekte geç kalmıyor: "Belki yağmuru yedikleri için genişlemişlerdir..." Her şeye rağmen Deniz röportajlarında son derece rahat ve başarılı.

-"Maraton" programında maçın özetini her bir köşedeki 4 logonun eşliğinde izliyoruz. Show TV, Maraton, Futbol Federasyonu ve Lig TV logolarının ortasına bazen de maçın skoru, dakikası ya da bant reklam isabet ediyor. İşte o zaman topu bulmak mesele oluyor.

-Şansal Büyüka'nın, programa siyah-beyaz kravat takarak çıkması, Beşiktaşlılar'ın beğeni ve takdirini topluyor.

-Erman Toroğlu yine formda: "Fatih, İbrahim'i pekmez gibi ezmeye kalktı ama kırmızı kart görüp kendisi pekmez oldu" diyor. Son yorumu ise Fatih açısından yenilir yutulur gibi değil: "Fatih o hareketiyle 10 arkadaşını sattı!.." Sanırız Erman Hoca "Karar Anı"nın fazlaca etkisinde kalmış!

-Bütün tartışmalı pozisyonlar birbiri ardına ekrana geliyor. Ancak Serhat'ın ikinci yarıda Ahmet Yıldırım ve İbrahim'in arasında kalarak yere düştüğü pozisyon atlanıyor.

-Bütün bu ufak tefek aksaklıklara rağmen Lig TV ve Show TV Spor Servisi bu zorlu gecenin altından alınlarının akıyla çıkmayı başarıyor.

Sabah sabah rezalet

SEDA Sayan rahatlığı, doğallığı ve sempatik tavırları ile televizyon seyircilerini avucunun içine almayı çok iyi biliyor. Ama zaman zaman bu "doğallık ve rahatlık", laubalilik sınırlarını zorluyor. Tıpkı dün yayınlanan "Sabah Sabah Seda Sayan" programında olduğu gibi...

Programının sürekli konuğu temizlikçi kadın, Seda Sayan'a "şakadan" vuruyordu. Yetinmedi, tribünlerden aşina olduğumuz, bir kolu dirseğinden büküp, diğeriyle üstten destek verilen o "malum" hareketi yapmaya başladı. Bir yandan da Sayan'a "Al bunu, al bunu" diyordu... Sömestr tatiliydi ve o anda (10.40 suları) pek çok çocuk ekran başındaydı.

Derken hem karısını, hem kumasını aynı anda hamile bırakmayı "başaran" adam, karılarıyla birlikte stüdyoya çağırıldı. Seda Sayan, "Bu işi nasıl yapıyorsunuz, sırayla mı?" diye sordu. Genç kuma "Biz bu işi dengeli yapıyoruz. 3 gün bana 1 gün ona..." şeklinde yanıtladı. Sayan, kanunların suç saydığı bu olayla ilgili kapanış anonsunda ise "Ne yapalım. Onlar bu işi aralarında halletmişler. Bize yorum yapmak düşmez. Ben üçünü de kutluyor, mutluluklar dileyerek, öpüyorum" dedi.

Evet, rahatlık, doğallık, içtenlik iyidir. Ama kamera önünde milyonlara hitap etmek durumundaysanız, "sorumluluk" her şeyden önce gelir.

REYTİNGMETRE

PAZAR günü Show TV'de ekrana gelen "Maraton" hem totalde (11.10-23.90) hem de A/B grubunda (10.40-27.20) ilk 100'ün birincisi oldu. Totalde "Çocuklar Duymasın" dizisinin atv'deki tekrarı (9.50-20.30) ikinci, "Kanal D Ana Haber" (9.40-22.20) üçüncü oldu. A/B grubunda ise "atv Ana Haber" (7.50-22.30) ikinci, "Kanal D Ana Haber" (7.40-21.90) üçüncü sırayı aldı. Cumartesi günü ise Kanal D'nin dizisi "Kınalı Kar" hem totalde (18.10-38.40) hem de A/B grubunda (13.30-32.90) ilk 100'ün birincisi oldu. Totalde "Kanal D Ana Haber" (8.70-21.20) ikinci, Star'da ekrana gelen "Yasemince" (8.40-19.70) üçüncü sırayı aldı. A/B grubunda ise "Kanal D Ana Haber" (8.20-24.40) ikinci, Kanal D'de ekrana gelen "Zaga" (7.00-37.20) üçüncü oldu.

Şapka devrimi

BEŞİKTAŞLI spor yazarı Kazım Kanat ile derbi için iddiaya giren Savaş Ay, Fenerbahçe'nin yenilmesiyle "bir hafta boyunca Kazım Kanat'ın fötr şapkasıyla dolaşmaya" mahkum oldu. Bu bir haftalık süreye Savaş Ay'ın atv'de sunduğu "A Takımı" programı da dahil. Bakalım kasket ile izlemeye alıştığımız Savaş Ay'ın ekrandaki fötr şapkalı görüntüsü nasıl olacak? Eh, sevgili Savaş ağbimiz şair olduğuna göre, yazıyı bir dörtlükle bağlamakta fayda var: Derbi ile rahat traş/ Tabelada yine Beşiktaş/ Kazım ağbi Kanat'landı/ Fötr şapkayı giydi Savaş!

NE DEMİŞ?

"Dokuz yıldır eşek gibi çalışıyorum. Tabii ki okul yaptırmak da bana düşer..." (Manken Tuğba Özay'ın "Pazar Keyfi" programındaki açıklaması)

GAF KÜRSÜSÜ

"Şu anda Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı'nın zemini, kadayıfı çok gelmiş şerbet gibi!.." (Lig TV muhabiri Deniz Türker'in maç öncesi saha içinde yaptığı anons)

BİZİM DECODER

NATIONAL Geographic kanalının yayınladığı hayvanlar alemi ile ilgili belgeseller büyük-küçük herkes için birer bilgi hazinesi. Doğaya meraklı biri olduğum halde her seferinde bilgi dağarcığıma yeni katmanlar ekleniyor. Örneğin geçtiğimiz hafta sonu doğanın en hızlı yaratığı olan çitaların yaşamı anlatılıyordu. Öğrendim ki, bir çitanın 65 kilometre hıza ulaşabilmesi için yalnızca 3 adım atması yeterli oluyormuş. Çitanın fuleleri, (yani adım aralıkları) bazen 11 metreye kadar ulaşabiliyormuş. Şimdi sıkı durun: Bir çitanın sıfırdan 104 kilometreye çıkması için sadece 4 saniyeye ihtiyacı varmış. Bağdat Caddesi'nde Ferrari otomobilleriyle hava atanlara duyurulur!

Altyazı

Uzun süredir tartışılan elektrikteki TRT payı yüzde 3,5'tan yüzde 2'ye indiriliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Acil Eylem Planı'nda öngörüldüğü gibi TRT payındaki indirimin tedricen yüzde 1,5 civarında olacağını açıkladı.

İki hafta önce "Zaga" programında Okan Bayülgen, Emel Müftüoğlu'nun suratına telefonu kapatmıştı. Bu hafta da Emel Müftüoğlu programı arayıp, Okan Bayülgen'i zagaladı! Ancak bu kez her şey önceden planlanmıştı.

DEP'liler jet hızıyla mahkemeye gidiyor

CUMHURBAŞKANI, UYUM PAKETİNİ ONAYLADI

DEP'liler jet hızıyla mahkemeye gidiyor

CUMHURBAŞKANI Ahmet Sezer, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının yeniden yargılama nedeni sayılmasını öngören Uyum Yasası'nı dün onayladı.

Yasaya göre, AİHM'e başvuran bir kişi, mahkemenin kendini haklı bulması durumunda, aleyhinde karar veren yerel mahkemeye yargılamanın iadesi için doğrudan başvurabilecek. Ankara Ulucanlar Cezaevi'nde tutulan eski DEP milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Selim Sadak ve Osman Doğan, Sezer'in onayını beklerken, avukatları Yusuf Alataş'a hazırlıkların tamamlanması talimatı vermişlerdi. Alınan bilgiye göre Avukat Alataş, dün Çankaya Köşkü'nden gelen haber üzerine, DEP'lilerin "yeniden yargılanma" başvurularını bugün Ankara 1 No'lu DGM'ye iletecek.

HEMEN SALIVERME

Alataş'ın hazırladığı dilekçede, yeniden yargılamanın yanı sıra, AİHM'in 17 Temmuz 2001 tarihinde eski DEP'li milletvekillerinin haksız yere cezaevinde tutulduklarına hükmettiğine dikkat çekerek, Zana, Dicle, Sadak ve Doğan'ın hemen salıverilmelerini de isteyecek. Ankara 1 No'lu DGM, bu talebi kabul ederse, Haziran 2005'te cezaevinden çıkmaları gereken Zana ve arkadaşlarının hemen salıverilmeleri gündeme gelecek. AİHM, eski DEP'lilerin yargılandığı DGM'de askeri hakim bulunmasını da göz önüne alarak, "adil yargılanma" ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, Türkiye'yi her bir sanık için 25'er bin dolar tazminat ödemeye mahkum etmişti. Ankara 1 No'lu DGM'de PKK üyesi oldukları gerekçesiyle 15'er yıl hapse mahkum olan Zana ve arkadaşları, 25'er bin dolar tazminat almıştı.

İşimiz Liderlik

Işimiz liderlik!

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahçeşehir Üniversitesi'nin "Hükümet ve Liderlik Programı"nın açılış töreninde liderlik deri verdi. "Lider olunmaz, lider doğulur.

Ondan sonra zamanla eğitim ve öğrenimle donanır" diyen Erdoğan, program nedeniyle Bahçeşehir Üniversitesi'ni kutlarken,YÖK'ü eleştirdi. Erdoğan, "Üniversite yöneticileri ve üst yönetim kurumu ne yazık ki bilim üretme, eleştirel aklı geliştirme, yöneticilere yol ve yön gösterme imkanından çok daha başka alanlarda hassasiyetler geliştirmekle meşgul" dedi. Ağar da, toplum hedefsiz kaldığında liderlere ihtiyaç duyulduğunu belirterek "Yaratıcı, bütünleştirici, güven tesis eden özellikler... İşimiz budur" dedi.

Toplantıda konuşan bir başka lider Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan da, Üniversitede başlayan liderlik programının öneminin altını çizdi.

Törenin sonunda, Hükümet ve Liderlik Programı Yönetim Kurulu Üyesi, eski Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan, AK Parti Genel Başkanı Erdoğan ve DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'a birer plaket sundu.

Doğan ve Özkan'a SÜRPRİZ DAVA

MHP lideri Bahçeli, Aydın Doğan ve Tuncay Özkan'a hem ceza hem de tazminat davası açtı

MHP Lideri Devlet Bahçeli, Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan, Çukurova Grubu Medya Genel Yönetmeni Tuncay Özkan ile Akşam Gazetesi İmtiyaz Sahibi Mehmet Bülent Ergin'e dava açtı.

Özkan'ın Akşam Gazetesi'ndeki bir yazısında yer alan iddialar nedeniyle suç duyurusunda bulunan Bahçeli, Doğan, Özkan ve Ergin hakkında hem ceza davası açılmasını, hem de 100 milyar lira tazminat istedi. Bahçeli, Ankara Başsavcılığı'na yaptığı suç duyurusunda, Özkan'ın, Akşam Gazetesi'nde 1 Şubat'ta yayınlanan yazısına yer verdi. Özkan'ın, Doğan Holding'de çalıştığı dönemde Aydın Doğan ile yaptığı görüşmeyi aktardığı belirtilen yazısında şu ifadelere yer verildiği hatırlatıldı:

ÖZKAN NE YAZMIŞTI?

"Kardeşim Ankara'ya söyleyin bu adamı kurtaracaklarsa ben de çıkıp herşeyi yazacağım. Git Ankara'ya aktar bu haksız rekabeti durdursunlar. Genelkurmay'a ne Karamehmet'ten? Ne diye ilgileniyorlar Pamukbank olayıyla. Pamukbank'a BDDK elkoyacak ama koydurtmuyorlar. Seni dinlerler, git anlat. Batan batacak. Batmazlarsa devletin parasıyla karşıma çıkıyorlar. Rakip oluyorlar. Zaten Turkcell onlar açısından haksız rekabet kaynağı, para basıyorlar. Üstelik Dijiturk'ü de onlar finanse ediyorlar. Biliyor musun o Dijiturk benimdi. Karamehmet gaspetti. O senin arkadaşın Devlet Bahçeli para aldı, kararnameyi imzalamıyor..."

Bahçeli'nin Avukatı Mehmet Nacar, suç duyurusu dilekçesinde şu ifadelere yer verdi:

'BENİ DE SORUŞTURUN'

"Yazının bütünü incelendiğinde, Yazar (Özkan) ile eski patronu (Doğan) arasındaki bir hesaplaşmada, yazar kendini haklı çıkarmak, sözde ilkeli davrandığını, eski patronunun haksızlık ettiğini ortaya koymak için yazının bütünlüğü ile hiç ilgisi bulunmadığı halde müvekkilim ile ilgili bu asılsız iddiayı köşesine taşımaktan, çekinmemiştir... Şayet bu konuşma gerçek ise, müvekkilimi bir kararnameyi imzalamamak için para almakla suçlayan Aydın Doğan da müvekkilime hakaret etmiş olmaktadır."

Bahçeli, Başsavcılığı kendi imzasıyla bir de dilekçe verdi, "Bir parti genel başkanı, başbakan yardımcısının kararname imzalamamak amacıyla para alması ağır bir suçtur" dedi. Bahçeli, olayın araştırılmasını, Anayasa ve Meclis İçtüzüğü'nün kendisine sağladığı dokunulmazlık imkanlarından yararlandırılmamasını talep etti.